Kırıkkale’de ilkbahar aylarında etkili olan yoğun yağışlar ve buna bağlı yükselen nem oranı, tarım arazilerinde hastalık riskini ciddi şekilde artırdı. Uzmanlar, özellikle hububat ekili alanlarda yaygın olarak görülen pas hastalığı ve septorya gibi mantar kaynaklı hastalıkların bu yıl daha erken ve daha yoğun ortaya çıkabileceği konusunda üreticileri uyarıyor.
Kırıkkale Ziraat Odası Başkanı Orhan Öztürk, yaptığı açıklamada bu yılki iklim koşullarının geçmiş yıllara kıyasla belirgin şekilde farklı olduğunu vurguladı. Yağış miktarındaki artışın doğrudan nem oranını yükselttiğini belirten Öztürk, bunun da tahıllarda hastalık gelişimi için uygun bir ortam oluşturduğunu ifade etti. Özellikle buğdayda görülen pas hastalığının yanı sıra yapraklarda lekelenmelere neden olan septoryanın da tarlalarda yaygınlaşmaya başladığını dile getirdi.
Öztürk, hastalıklarla mücadelede en önemli unsurun erken önlem olduğunu belirterek üreticilere bir dizi uyarıda bulundu. Hastalığa dayanıklı, ıslah edilmiş tohum çeşitlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, sık ekimden kaçınılmasının da kritik olduğunu ifade etti. Sık ekimin bitkiler arasında hava dolaşımını azalttığını ve bunun da hastalıkların yayılmasını hızlandırdığını kaydetti.
Gübreleme konusunda da dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Öztürk, özellikle azot gübresinin fazla kullanımının bitkileri hastalıklara karşı daha hassas hale getirdiğini söyledi. Ekim nöbetinin (ürün rotasyonu) hastalıkların kontrol altına alınmasında önemli bir yöntem olduğunu belirten Öztürk, üreticilerin bu uygulamayı ihmal etmemesi gerektiğini dile getirdi.
Bölgede sadece hububat değil, baklagil üretiminin de yaygın olduğuna dikkat çeken Öztürk, yağışlı ve nemli havanın nohut gibi ürünlerde de hastalık riskini artırdığını ifade etti. Bu kapsamda, özellikle nohut ekili alanlarda hava koşullarının hastalık gelişimine uygun olduğu dönemlerde erken ilaçlama yapılmasının faydalı olacağını söyledi.
Yetkililer, mevcut hava koşullarının devam etmesi halinde hastalıkların hızla yayılabileceğine dikkat çekerek, üreticilerin tarlalarını düzenli olarak kontrol etmeleri ve gerekli durumlarda zaman kaybetmeden müdahale etmeleri gerektiğini belirtiyor. Öte yandan, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte pas hastalığının etkisinin zamanla azalabileceği ifade edilse de, bu süreçte oluşabilecek verim kayıplarının önüne geçmek için erken mücadele büyük önem taşıyor.
KİMYASAL MÜCADELE NASIL YAPILMALI
Öztürk, "Kimyasal mücadeleye başlamadan önce bitki izlenmelidir. Bu hastalık genellikle her yıl alt yapraklarda görülebilir. Eğer hastalığın yayılacağı kanaati oluşursa, ortam ve şartlardan dolayı ona göre kimyasal mücadeleye başlanmalıdır. Esas pas hastalığının kendini hissettirdiği zarar en üstteki bayrak yaprak dediğimiz yaprakların hastalandığı zamandır. Bunun için hastalığın o yapraklara geçmemesi için çok iyi bir gözlemle, en uygun zaman da kimyasal mücadeleye başlanmalıdır. Gerekiyorsa ilaçlama tekrarlanmalıdır. Burada dikkat edeceğimiz en önemli husus hasada en az bir ay kala ilaçlama durdurulmalı, yapılmamalıdır.
İlaçlama yaparken ilacın dozuna dikkat edilmelidir. Bir an önce bu hastalığı bitireyim diye fazladan ilaç verilmemelidir. Tarım ve orman bakanlığının internet sayfasında bu konu ile alakalı olarak çok güzel bir veri tabanı oluşturulmuş. Mutlaka bakanlığın tavsiye ettiği dozlarda ilaçlama yapmalıyız.
Sarı pas hastalığı erken görülen bir hastalıktır. Bazı bölgelerde yabancı ot ilacı ile pas ilacı da kullanılabilir. Burada ilaçların birbirlerine etkisi ve sinerjileri var mı yok mu araştırılmalı uzmanına sorulmalı ya da en yakın tarım il ve ilçe müdürlüklerinden teknik destek alınmalıdır
İlk ilaçlama ile hastalıklı bitki düzelmeyebilir, eğer gerekiyorsa tekrar ilaçlama yapılması gerekir.”













