DUMAN'DAN ÇİFTÇİLERE ÖNEMLİ UYARI
Osmanoğulları Tarım İşletme Sahibi Ziraat Yüksek Mühendisi İsmet Duman, “Tahıllar yılın belli bir döneminde hasat edildiği ve tüm yıl boyu insan ve hayvan beslenmesinde kullanıldıkları için, bozulmadan iyi bir şekilde depolanmaları önemli bir konudur.” dedi.
DİKKATLİ OLUN
Osmanoğulları Yarım İşletme Sahibi Ziraat Yüksek Mühendisi İsmet Duman, “Çeşitli ürünlerin mevcut miktar ve kalitesini en iyi koruyacak şartlarda belli bir süre muhafaza edilmesi, depolama olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda da tahılların miktarını ve biyolojik, teknolojik, besinsel ve ekonomik kalitesini koruyacak şartlarda muhafaza etme işlemi, tahıl depolama olarak tanımlanmaktadır. Tahıl depolama işlemiyle; tahılın gıda, yem ve tohumluk kalitesinin gelecek hasat dönemine kadar veya daha uzun bir süre korunması amaçlanmaktadır. Tahıllar iyi şartlarda depolandıklarında, yapıları gereği kalitelerini kaybetmeden uzun süre depolanabilmektedirler. Dünya genelinde çoğunlukla tahıl tarımı, sıcaklık ve nem değerleri bakımından depolama için uygun olmayan iklim bölgelerinde yapılmaktadır. Yüksek sıcaklık ve nispi nem şartlarında depolanan tahıllarda da bozulmalar oluşmaktadır. Bu bozulmalar nedeniyle tahılın miktar ve kalitesinde oluşan kayıpların yanı sıra, tüketici sağlığı açısından da önemli riskler oluşmaktadır. Ayrıca bozuk tahılların hayvan beslenmesinde kullanılmaları, yine dolaylı olarak insan sağlığı üzerinde riskler oluşturmaktadır Tahıllarda depolama zararları ve kayıplar, ülkelerin gelişmişliklerine göre değişiklik göstermekle birlikte Türkiye’de ve Dünya’da yıllık yaklaşık %10 civarındadır. Bazı durumlarda kötü depolama sonucu küflenme ile bozulan tahıllar, yıkama ve kabuk soyma gibi işlemlerden geçirildikten sonra işlenerek piyasaya verilebilmektedir. Tahıl bazlı ürünlerin tüm toplum tarafından yaygın olarak tüketilmesi nedeniyle de, bu ürünlerin içerdikleri aflatoksin ve okratoksin gibi kanserojen mikotoksinler, toplum sağlığı üzerinde son derece önemli bir risk oluşturmakta ve tehlikeli maruziyetlere neden olmaktadır.”
DEPOLAMA ZARARLARINI OLUŞTURAN FAKTÖRLER VE ETKİ MEKANİZMALARI
Duman, “Solunum Tahıl taneleri, canlılıklarını devam ettirmek için ihtiyaç duydukları enerjiyi solunum ile temin etmektedirler. Solunum, tanenin enzimleri yardımıyla bünyesinde bulunan glikozu oksijen ile parçalayarak enerji elde etme mekanizması olarak tanımlanmaktadır. Aşağıdaki reaksiyonda da görüldüğü gibi solunum ile tanenin karbonhidrat içeriği harcanırken; karbondioksit, su buharı ve ısı enerjisi oluşturulmaktadır. Bir mol glikozun solunumda kullanılması ile elde edilen 690 kcal enerjinin yaklaşık %60 kadarı canlılık için kullanılırken geriye kalan %40 (276 kcal) kadarı ise çevreye ısı olarak yayılmakta olup, depo içi sıcaklığının yükselmesine neden olmaktadır Solunum ve/veya atmosferik nedenlerle silo içi sıcaklığının yükselmesi ise solunum, mikrobiyal aktivite ve haşere faaliyetlerini artırmaktadır. Artan bu faaliyetler döngüsel olarak depo içi sıcaklığın ve nispi nemin daha da yükseltmesine neden olmaktadır. Tanelerin solunum faaliyeti nedeniyle depo atmosferinin değişime uğramasıyla; oksijen değeri düşme eğilimine girerken karbondioksit, su buharı ve sıcaklık değerleri ise artma eğilimine girmektedir. Depo atmosfer gaz bileşiminin değişimine tane solunumunun yanı sıra mikroorganizma aktivitesi ve haşere faaliyeti de önemli katkıda bulunmaktadır. Solunum faaliyeti sırasında oluşan su buharı, depo içi nispi nemin yükselmesine; depo içi nispi nem ise higroskobik olan tane ile nem dengesini etkileyerek tane su içeriğinin artmasına neden olmaktadır. Artan tane su içeriği ise tanenin solunum faaliyetini hızlandırmaktadır. Depo şartlarına dışarıdan bir müdahalede bulunulmaz ise bu durum döngüsel olarak depolama için tehlikeli olabilecek bir boyutta devam etmektedir Ayrıca artan depo nispi neminin soğuk yüzeylerde damlacıklar halinde yoğunlaşmaları, mikroorganizma aktivitesi, özellikle de küf sporlarının vejetatif forma geçmesi için oldukça uygun bir ortamın oluşmasına neden olmaktadır.
Tahılların tane suyu içeriği ve solunum hızı arasında önemli bir ilişki vardır. Tahılların depolanmasında kritik olan %14 tane suyu içeriğinden sonra tanelerin solunum hızları oldukça hızlı bir şekilde artmaktadır. Solunum hızının artışıyla birlikte karbondioksit, su buharı ve ısı üretimi de artmaktadır. Tane suyu içeriği arttıkça tanenin solunum hızı ile birlikte küf solunumu da artmaktadır. Yapılan bir buğday depolama araştırmasında; %14.3 tane suyu içeriğinde karbondioksit üretiminin yalnızca tane solunumundan kaynaklandığı belirlenmiş ve 1 birim olarak kabul edilmiştir. Aynı çalışmada %14.6 tane suyu içeriğinde tane solunumu 1.25 birim olurken, küf sporlarının açılması sonucu oluşan solunumun 5 birim olduğu; %16 tane suyunda ise tane solunumunun 2.5 birim olurken, küf solunumunun 75 birim olduğu tespit edilmiştir. Mısır tanelerinin su içeriği ve depolama kalitesi arasındaki ilişkinin araştırıldığı bir başka çalışmada ise; örneklerin tane su içeriği %14, 16, 18, 20 ve 22 olarak ayarlanmış ve bu örnekler 30°C’ de 75 gün süre ile depolanmıştır. Bu çalışmada yüksek tane su içeriğine sahip mısır tanelerinin yüksek kurumadde kaybına, düşük çimlenme oranına ve yüksek küf ve bakteri içeriğine sahip oldukları tespit edilmiştir Solunumda açığa çıkarak sıcaklığın yükselmesine neden olan ısı enerjisi, karbonhidratlardan elde edildiği için tane, kurumadde içeriği açısından da kayıplar yaşamaktadır (Pomeranz 1988). İyi depolama şartlarında kabul edilebilir seviyelerde olan bu kurumadde kayıpları, kötü depolama şartlarında oldukça yüksek seviyelere çıkabilmektedir Bir çalışmada, görünür küf gelişiminin, ancak %0.2-0.4 oranında kurumadde kaybı oluştuktan sonra ortaya çıktığı rapor edilmiştir Mikrobiyal aktivite Tahıllar; üretim, hasat ve nakliye koşulları gereği mikroorganizma ve haşere kontaminasyonuna oldukça açık ürünlerdir. Bu kontaminasyonlar nedeniyle tahılların üzerinde önemli miktarda bakteri, maya ve küf bulunmaktadır. Bu mikroorganizmalar, kuru tahıllarda, düşük su aktivitesi ve koruyucu kabuk nedeniyle faaliyet gösteremeyip inaktif olarak tane üzerinde bulunurken, depolama sırasında uygun nem ve sıcaklık şartlarının oluşmasıyla birlikte faaliyete geçerek tahılların bozulmasına neden olmaktadırlar. Ancak küfler, kendi fizyolojileri gereği bakteri ve mayalara göre daha düşük su aktivitesi ve sıcaklık şartlarında da faaliyet gösterebildikleri için tahılların bozulmasında diğer mikroorganizmalara göre oldukça önemli bir yere sahiptir “